ROMATİZMAL HASTALIKLAR

Ankilozan Spondilit (AS)

Ankilozan Spondilit (AS) bir veya daha fazla omurga kemiğinin iltihabi bir durumu olup, omurga ve leğen kemiğindeki eklemleri tutan, özellikle bel bölgesinde hareket kısıtlılığı yapan ağrılı, ilerleyici romatizmal bir hastalıktır. Omurganın hareketini sağlayan eklem ve bağlarda gelişen iltihap sonucunda eklem yada kemikler hareketlerini yitirecek şekilde birbirleri ile kaynaşabilir.
Temelde omurgayı etkilemekle beraber diğer eklemleri, kiriş ve bağları da etkileyebilir. Bazen göz, akciğer, barsak ve kalp tutuluşu da görülebilir. Hastalığın şiddeti kişiden kişiye değişiklik gösterir. Ciddi tutulumu olan hastalarda omurganın hareketlerini tamamen kısıtlayabilir. Buna karşın sadece sabahları olan hareket tutukluğu ya da bel ağrısı dışında hiçbir yakınması olmayan hastalarda görülebilir.
Ankilozan Spondilit erkeklerde kadınlardan 2-3 kat daha sık görülür ve genellikle erken yaşlarda (16-35) başlar. İngiltere’de 200 erkekte 1 ve 500 kadında 1 sıklığında görülmektedir. Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık 1000’de 1 olarak bildirilmektedir. Hasta olan baba ya da annenin HLA-B27 genini çocuklarına iletme olasılığı %50’dir. Ancak bu geni taşıyan herkeste AS ortaya çıkmaz. Siz hastaysanız çocuğunuzda AS gelişme olasılığı %10; eğer çocuğunuzda HLA-B27 geni varsa %20’dir. Hasta dede ya da nineden toruna AS hastalığının geçme olasılığı ise %5’tir.
Erkek, kadın ve çocuklarda AS kliniği açısından aralarında bazı küçük farklılıklar vardır.
Erkekler : Leğen kemikleri ve omurga sıklıkla tutulur. Göğüs kafesi, kalça, omuz ve ayak eklemleri de tutulabilir.
Kadınlar : Genellikle kabul edilen görüş, AS’in kadınlarda çoğu kez erkeklerden daha hafif seyrettiğidir. Hastalık belirtilerinin ortaya çıkmasıyla, tanı konulması arasında geçen süre, kadınlarda (5 yıl) erkeklerdekinden (3 yıl) daha uzundur. Omurga tutuluşu genellikle erkeklerden daha az şiddetlidir. Leğen kemiği, kalça, el ve ayak bileği eklemleri daha sık tutulur. AS, doğurganlık yeteneği, gebelik ve doğumda herhangi bir sorun yaratmaz.
Çocuklar : 11 yaşının altındaki çocuklarda AS belirtileri görülmesi nadirdir. Tipik olarak diz, ayak ve ayak bileği, kalça eklemleri tutulur. Nadiren bel ağrısı olur. Gençlerde kalça tutuluşu şiddetli seyredebilir ve bu hastalarda yetişkin yaşlara varıldığında kalça protezi gerekebilir.

Ankilozan Spondilitin Nedenleri
Hastalığın nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Hastalığın nedenleri arasında kalıtımsal faktörlerin önemli bir yeri vardır. Belirli bir doku grubunu (HLA-B27) taşıyanlarda bu hastalığın gelişme riski belirgin olarak artmaktadır. Araştırmalar AS’li hastalarının %96’sında HLA-B27’nin bulunduğunu göstermiştir. Buna rağmen yine de HLA-B27 doku grubunu taşıyan herkeste hastalık gelişecek diye bir kural yoktur. Kalıtımsal nedenler dışında başta mikroplar olmak üzere çeşitli çevresel faktörlerin de hastalığın gelişmesine katkıısının olduğu düşünülmektedir. Olasılıkla normalde zararsız olan bazı mikroorganizmalar HLA-B27 ile ilişkiye girmekte ve bazı barsak ya da idrar yolları hastalıkları AS’in ortaya çıkmasını tetiklemektedir.

AS’de ne olmaktadır ?
Ankilozan Spondilitte ilk tutulan bölge sıklıkla leğen kemikleridir. Buna farklı zamanlarda bel, göğüs kafesi ve boyun bölgeleri tutuluşları eklenir. Bu bölgelerde kiriş ve bağların kemiğe yapıştıkları yerde ortaya çıkan yangı temel bozukluktur. Bu yapışma yerlerinde aşınmalar meydana gelir. Yangı yatışırken iyileşme sürecinde yeni kemik oluşumları ortaya çıkar. Kiriş ya da bağlardaki elastik dokuların yerine kemik dokusunun geçmesiyle harekette azalma olur. Yangısal olayın tekrarlamaları sonucunda kemik oluşumları artar ve omurga kemikleri kaynaşarak bütün bir hal alırlar ve bu da hareketlerin kısıtlanmasıyla sonuçlanır. Hastalığın başlangıç dönemlerindeki hareket kısıtlılığının nedeni ağrı ve kas kasılmalarıdır ve bu dönemde ilaç kullanımı ile düzelir. Ancak ileri dönemdeki kemiklerdeki birleşmeden sonra ortaya çıkan hareket kısıtlılığı geriye dönmez. Bunun engellenebilmesi ya da yavaşlatılabilmesi için egzersizlerin düzenli olarak yapılması şarttır.

Ankilozan Spondilitin Belirtileri ve Tanısı
Tipik belirtileri şunlardır :
1. Haftalar ya da aylar içinde yavaş yavaş artan bel ağrısı ve sertlik.
1. Gün içinde hareket etmekle ya da egzersizle azalan sabah sertliği ve ağrısı. Egzersizlerden sonra daha iyi, istirahatten sonra daha kötü hissedilmesi (mekanik karakterli bel ağrılarının tersine – sözgelimi bel fıtığı-).
2. 3 aydan uzun süredir belirtilerin varlığı.
3. Özellikle erken dönemlerde, kilo kaybı.
4. Yorgunluk.
5. Ateş ve gece terlemesi
Bel bölgesinde genellikle 3 aydan daha uzun süren ağrı ve hareket kısıtlanması her zaman AS’i akla getirmelidir. Bel ağrısı özellikle istirahat döneminde belirgindir. Hasta gece yada sabah ağrı ve hareket kısıtlılığı ile uyanabilir ve hareketle bel ağrısı ve tutukluluğu azalır. Çoğu hastada belirtiler omurganın bel bölgesinde başlamakla beraber bazı hastalarda sırt ve boyun ağrıları da gözlenebilir. Bazen de kaburgaları omurgalara ve göğüs kafesine bağlayan eklemlerde tutulum olabilir. Ayrıca omuz, kalça ve ayak eklemlerinde de tutulum olabilir. Çoğu hastada topuklarda ağrı ve sert yüzeylere basamama gibi yakınmalar olabilir. Bazen tek gözde tekrarlayan iltihaplanmalar olabilir. Gözde kızarıklık, ışıktan rahatsız olma ve bulanık görmeye yol açabilen bu rahatsızlığa “ön üveit” ismi verilmektedir. Laboratuar testlerinde sedimantasyon hızı yüksek olabilir, kansızlık saptanabilir ve HLA-B27 (+) bulunabilir. Kilo kaybı, hafif ateş, yorgunluk, kansızlık ve bazen depresyon görülebilir. AS’li hastalarda görülebilen önemli bir sorun da osteoporoz’dur. Osteoporoz kemiklerin yoğunluğunun azalması ve daha gözenekli hale gelmesiyle karakterli bir hastalıktır. En önemli sonuçları ise omurlar ve kalça başta olmak üzere kolay kemik kırıklarının ortaya çıkmasıdır.
Ankilozan Spondilitin Tedavisi
Erken tanı ve tedavi ağrının ve eklem ile bağların birbiri ile kaynaşması sonucunda gelişen hareket kısıtlılığının önlenmesinde önemlidir. Ankilozan Spondilit tedavisinde temel amaç ağrının azaltılması, vücut pozisyonunun ve eklem hareketliliğinin korunmasıdır. Hastalar ağrı nedeniyle bazı hareketlerden kaçınırlar. Hastalığın doğası gereği, istirahat ağrıyı daha da arttırır ve ayrıca eklem hareketliliğinin azalmasına, vücut pozisyonunun bozulmasına yol açar. Ankilozan Spondilitli hastaların %80’inden fazlası ağrı, sertlik ve yangıyı azaltmak amacıyla steroid olmayan anti-romatizmal ilaçlar kullanırlar. Geceleri yatarken kullanılan ilaç gecenin iyi geçmesini, sabah daha rahat kalkmasını ve sertliğin azalmasını sağlar. Gerekirse gündüzleri ek bir doz da kullanılabilir. Ancak bazı hastalarda bu ilaçların başta mide-barsak sistemi olmak üzere bazı yan etkileriyle karşılaşılabilir. Bu hastalarda ise mide koruyucu ilaçlardan yararlanılır ya da sadece parasetamol gibi basit ağrı kesici ilaçlar önerilir. Hastalığı ağır seyredenlerde ve omurga dışı iltihabı olanlarda steroid olmayan ilaçlar yeterli olmaz. Bu hastalarda, sulfasalazin (Salazopyrin) ya da metotreksat gibi ilaçların tedaviye eklenmesi gerekebilir.
Egzersiz hastalığın en önemli tedavi yöntemlerinden birini oluşturmaktadır. Eklemlere yönelik yapılan egzersizler bu eklemlerin normal hareketlerini ve esnekliğini korumada faydalıdır. Solunum egzersizleri akciğer kapasitesini korur. Uygun yatma ve yürüme pozisyonları, karın ve sırt egzersizleri normal duruş şeklini korumada etkilidr. Yüzme AS için en yararlı egzersiz şeklidir. Egzersiz programının ana amacı devam eden iltihabın önlenmesinden çok hareket kısıtlılığının ve vücut duruş bozukluklarının engellenebilmesidir. Özellikle kalça eklemindeki iltihaplanmaya bağlı ciddi hareket kısıtlılıklarında bu eklemin protez ile değiştirilmesini sağlayan ameliyatlar çok yararlı olmaktadır.

Hastalığın sürekli olduğu unutulmamalı ve tedavinin etkinliği düzenli kontrollerle izlenmelidir.

Adres: Kükürtlü Mh. Oulu Cad. Başaran Sk. Diniz Apt. No:2 D:4 BURSA
Tel: +90 224 234 45 91 - 234 45 92 Faks: +90 224 234 45 93
e-mail:
anakha@superonline.com